keyfehli.net header image 2

Kişisel Öğrencilik Tarihin III

Mayıs 10th, 2009 · No Comments · Günlük

Uzunca bir aradan sonra öğrencilik yıllarımı yazmaya devam ediyorum. I ve II nolu yazılardan sonra 3. bir yazı ile noktayı koyacağımı düşünüyordum ama 4. bir yazı daha gelecek.

Boğaziçi macerası İngilizce hazırlıkla başladı. 09:00-12:30 arasında derslere girip çıkıyordum. Bu saatten sonrası ise bomboştu. İlk başlarda dersten çıkıp biraz sağda solda oyalanıp evin yolunu tutuyordum. Ara sıra sinema kulübüne uğrayıp film analizlerine katılıyordum ama çoğu zaman konuşulanları anlamıyordum, anladıklarım ise anlamsız geliyordu. Müzik kulübünde takılmak istiyordum ama sosyal olarak da çok rahat birisi sayılmazdım, istediğim gibi ilişki kuramıyordum insanlarla.

Bir şekilde müzik kulubünün dergisi Avaz Avaz?a girdim. Her hafta düzenli olarak toplantı yapıyorduk, ama dergi çıktığı falan yoktu. İçerik konuşuyorduk, yarıp saat konuşup içmeye gidiyorduk. Koca sene epi topu 1 sayı çıkarmış olsak da toplantılara katılmaktan büyük keyif alıyordum. Avaz Avaz üyelerini tanımaktan, onlarla vakit geçirmekten memnundum. Yine bir Avaz toplantısı ertesi aynı zamanda müzik kulubünün başkanı olan Emre Ekici kanıma girdi. Gel seni bizim kulube tonmeister yapalım dedi. Tonmeisterlik nedir, mikserdeki onca düğme ne işe yarar hiçbir fikrim yoktu, ama yapacak işim de yoktu, olur dedim.

O günden sonra kulübe daha sık takılmaya başladım. Teknik ekip dışında ufak tefek konser organizasyonlarında da çalışıyordum. Tonmeisterlik olayı hoşuma gitmeye başlamıştı, kulübün eskilerinden, aynı zamanda Badem grubunun da solisti olan Mustafa Kemal Öztürk?ün kurduğu Taşoda Prodüksiyon?da asistanlık da yapıyordum. Ses mühendisliğine dair epey bir şey öğrenmiştim. Bir yandan da bir grup kurdum, kulubün stüdyosu Taşoda?da çalışıyorduk. Ben vokal yapıp gitar çalıyordum, 3-5 cover dışında beste yapıyorduk. Badem?le üniversite konserlerine gidiyor, sahne kurulması, ses sisteminin yönetilmesi gibi işlerde çalışıyordum. Hayatım bir sene içerisinde baştan aşağı değişmişti. Beklediğim ve istediğim de buydu zaten.

Ertesi sene bölümün başlamasıyla daha çok ders çalışmam gerekecekti. Sene başında bir şekilde kendimi kulubün stüdyosu Taşoda?nın sorumlusu olarak buldum. Kulüp işleri hayatımda ciddi anlamda yer tutmaya başlamıştı. Öyle ki kulübe müzik üretmek için girdiğimi unutmuştum nerdeyse. Maymun iştahlı bir insan olarak da her şeyi aynı anda yapmaya çalışıyordum. Rock korosuna girdim, piyano dersleri almaya başladım, bir yandan taşoda, bir yandan müzik grubum, bir yandan da dersler derken aşırı derecede yoğun bir hayatım olmuştu. İlk dönemin sonunda koroyu bırakmak zorunda kaldım, grup arkadaşlarımla da anlaşamadık ve grup dağıldı. Taşoda Prodüksiyon?a da gidişlerimi seyrekleştirmiştim, bir süre sonra hiç gidemez oldum.

Bölümde işler fena gitmiyordu, henüz ne yapmak istediğimi bilmiyordum açıkçası. Sadece derslere çalışıyor, fena sayılmayacak notlar alıp kalan bütün zamanımı müziğe ve müzik kulubüne ayırıyordum.

Ertesi sene taşoda sorumluluğunun yanında bir de kulüp yönetim kuruluna girdim. Bu da biraz arkamdan ittirilmesi neticesinde üstlendiğim bir görevdi zira yeni bir yönetimsel görev demek müzik yapmaya daha az zaman ayırmak demekti. Üzerine teknik ekip sorumluluğu da bana kalınca bir önceki senenin iki katı yoğunluğunda bir hayatım oldu. Tohumlarını bir önceki senenin sonunda Mekinci ile birlikte attığımız yeni bir grubum da vardı. Ehl-i Keyf.

3 sene boyunca büyük keyif alarak çalıştığımız bu grubun hayatımda önemli bir yeri vardır. Bu sitenin adı dahi grup sonrası takma isim olarak benimsediğim keyfehli?nden gelmektedir. Ehl-i Keyf ile çoğunlukla benim bestelerimi düzenleyip çaldık. Profesyonel sayılmazdık, güzel yanı da bu amatörlüktü sanırım. Bazı provalarda doğru düzgün çalışmadan, sadece bira eşliğinde geyik yaptık, iyi ki de yapmışız.(Piyasada albümleri de olan aynı isimli bir grup daha var, üstelik oldukça sert bir müzik yapıyorlar, aman karıştırılmasın.) Hala tam anlamıyla dağılmış sayılmayız ama bir yıldır prova yapmıyoruz. İçimden bir ses 50 yaşında da Ehl-i Keyf insanlarıyla bir araya gelip müzik yapacağımızı söylüyor.

2. sınıfın sonunda detaylarına girmeyeceğim tatlı bir heyecan vardı hayatımda. Hala hayatımda yer alan bu güzelliğin tüm ömrüm boyunca benimle olmasını diliyorum.

Tags: ·····



Yorum yok.↓

  • Şu ana dek yorum yapılmamış. Yorum yapmak için aşağıdaki formu doldurunuz.

Yorum Yaz

Spam Protection by WP-SpamFree